» Kliniklerimiz
Bagdat Caddesi
Göztepe
» Kurucularımız
» Hekimlerimiz
» Personelimiz
» Amaç Ve Hedefler
» Estetik
Beyazlatma
Zirkonyum
Lamina
Işınlı Dolgu
Diş Kristali
» Implant
» Protez
Tam Protez
Kısmi Protez
Hassas Protez
» Ortodonti
» Tedavi
20 Yaş Dişleri
Çocuk Dişleri
Diş Taşı Temizliği
Kanal Tedavisi
» Horlama Tedavisi
Dentgroup Bagdat Caddesi Klinik
Dentgroup Göztepe Klinik
» Online Randevu
» Cihan Çapan
» Efe Çelebi
 
 
 
 
 

Ortodontide Mini Vida Kullanımı

 

 Ortodontide ankraj ve ankraj hesapları önemli bir yer teşkil etmektedir. Tedavi sırasında ankraj kaybetmek çoğu zaman kolay ancak kazanmakta çok zor olabilmektedir. Ortodonti çalışma zenginliği açısından diğer branşlardan farklılık gösterebilmektedir. Ortodontistler, aynı vaka üzerinde değişik yaklaşımlarda bulunabilmekte, aynı tip hastada farklı mekanikler uygulayıp sonuca ulaşabilmektedirler. Birçok müellif çoğunlukla kendi isimleri ile anılan tedavi prensipleri, tedavi mekanikleri ve materyaller ortaya koymuşlardır. Ancak konu maksimum ankraj olunca çok fazla seçenek görünmemektedir. Ağız dışı aparey ve elastik kullanımları hasta kooperasyonuna bağlıdır. Hastaların bir kısmı bu tip apereyleri kullanmak istememekte, bir kısmı ise kullanmak istemesine karşın çevresel bazı şartlardan dolayı kullanamamaktadır. Bu durum ise tedaviyi olumsuz yönde etkilemektedir. Ankraj üniteleri kullanılmaz ise ilave diş çekimi veya tedavinin ideal olarak bitmemesi kaçınılmaz olabilmektedir. Bugüne kadar bilimsel yayınlar ile birçok açıdan irdelenmiş olan iskeletsel ankraj materyallerinin, her ortodontistin tedavi mekanikleri arasında yerini alması gerekli görünmektedir.

 Mini vida ve mini plaklar fiziksel özellikleri (uygun çap, uzunluk, yüzey özellikleri vb.), biyolojik cevap (erken yükleme, osseintegrasyon, dişeti ile olan ilişki vb), tarihçesi, uygulama alanları/yöntemleri ve başarı oranları açısından değerlendirilmiştir.

  Uygun ankraj sisteminin sağlanması ortodontik tedavide en önemli konulardan biridir. Aksiyon ve reaksiyonun eşit ve karşılıklı olduğu, bununla beraber ankraj direnci, hareketi istenen dişlerinkinden fazla olmalıdır tespiti 100 yıl önce Angle tarafından yapılmıştır. Hasta ve hekim açısından geleneksel yöntemlerle maksimum ankraj elde etmeye çalışmak bazen sıkıntı verici olabilir. Günümüzde ideal ankraj ünitesi arayışları, hasta kooperasyonu gerektirmeyen, dişler ve yumuşak dokulardan destek almayan iskeletsel aygıtların ortodontiye tanıtılması ile sona ermiş gibi görünmektedir. Araştırmalar mini vida ve mini plakların en ideal özelliklere sahip olanını bulma yolunda ilerlemektedir.

 Başarılı olan ilk implant uygulaması 1937'de Harvard Üniversitesinde, ortodontik ankraj amaçlı ilk kullanımı ise 1945 yılında Iowa Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Bununla beraber titanyum implantların osseointegre  olabildikleri ve ‘absolute ankraj'  sağladıkları yapılan araştırmalarda ispatlanmıştır.

  Kemik içi implantlar dişsiz bölgelerde başarı ile kullanılmaya başlanmış, aynı zamanda ortodontik ankraj elde etmede geniş bir kabul görmüştür. Ancak ortodontide kullanım alanları midpalatal bölge ve dişsiz molar bölge ile sınırlı kalmıştır. Kuvvet aktarımı için kompleks dizayn gerekliliği, pahalı olması, kuvvet uygulamadan önce bekleme süresi, uzaklaştırılması için ek cerrahi gerekliliği gibi dezavantajlar başka arayışları getirmiştir. Mini vida ilk defa Kanomi tarafından bir vaka raporu ile sunulmuştur. Yakın geçmişte, mini vida uygulamaları vaka raporları olarak sunulmaya devam etmiştir. Mini vidalar, oral ve maksillofasiyal cerrahide kullanılan vidaların bir varyasyonu olup, değişik boy ve çapta mevcuttur. Kemik içi implantlar ile karşılaştırıldıklarında, küçük boyut, uygulama sahası fazlalığı (oral kavite içerisinde herhangi bir yere), uygulama kolaylığı ve daha ucuz olması belirgin avantajlarıdır. Osseointegre olmaları beklenmez; stabilitesini mekanik kilitlenmeden alırlar. Ancak mini vidaların, erken yükleme altında bile osseointegre olabildiklerini gösteren yayınlar mevcuttur.

  Mini vidalar, kuvvet uygulaması öncesi bekleme periyodu gerektirmediği gibi tedavi sonrası kolayca uzaklaştırılabilirler. Osseointegre olmadıkları için stabiliteleri yerleştirildikleri bölgedeki kemik kalitesine bağlıdır. Çalışmalar göstermiştir ki mini vidalar stabil bir ankraj unsurudur ancak ortodontik kuvvetler altında tamamen hareketsiz değillerdir. Ortodontik kuvvetler altında mini vida, baş kısmından ortalama 0,5 - 1,5 mm uzama ve devrilmeye maruz kalır. Vital bir organa temas etmemesi için kanal, sinir veya damarlardan uzak dişsiz bir alana; dişler arası yerleştirilecek ise köklerden 2mm emniyet mesafesi uzakta olacak şekilde yerleştirilmelidir.

  Mini vidaların başarısı genel olarak enflamasyon ya da mobilite olmaksızın ankraj desteğini sağlama ile ölçülür. Yapılan araştırmalar 1,5 mm ve 2,3 mm çapındaki vidaların başarısı 1,0 mm çaplı vidanınkinden oldukça fazla olduğunu, implant başarısının, vida çevresi doku enflamasyonu ve mandibular düzlem açısı ile ilişkisi olduğunu ve azalmış mandibular düzlem açısına sahip bireylerde kortikal kemiğin daha kalın olmasından dolayı başarının arttığını göstermiştir.

  Ortodontide istenen diş hareketine göre, uygulanan kuvvet 0,3 - 4N arasında değişmektedir. Translasyon için 70 - 200 gr, intrüzyon için 150 gr kuvvet gereklidir. Mini vida eksenine dik kuvvet uygulandığında mini vidaların bu değerlerin çok üzerinde (388.3 gr) kuvvetlere karşı koyabildikleri görülmüştür. Yükleme sırasında ortodontik kuvvetler tamamen mini vida eksenine dik değillerdir, ancak çevirme kuvvetlerinden ve teğet kuvvetlerden de mutlaka kaçınılması gerekmektedir.

  Mini vidalar 5 mm den uzun ise stabiller arasında fark olmadığı, kökler arası mesafe ve kortikal kemik kalınlığı bakımından en uygun alan birinci büyük azı dişinin mezyal veya distali, en makul çap 1,5 mm, boy 6-8 mm olduğu uzmanlar tarafından gözlenmiştir.

KAYNAK: Yeditepe Klinik dergisi