20 Yaş Dişleri

20 yaş dişleri 17-26 yaşları arasında sürmesi gereken 3. büyük azı dişleridir.

20 yaş dişleri ağızda en sonda yer alan dişlerdir. Ulaşılması ve görülmesi zor olan bir bölgede olduklarından dolayı fırçalanması ve bakımı diğer dişlere göre daha zor olabilmektedir. Yetersiz fırçalamaya bağlı olarak 20 yaş dişleri kolayca çürüyerek ağrılara ve ağız kokusuna yol açmaktadır.

20 yaş dişleri bazı durumlarda çenedeki yer darlığı sebebiyle çıkamazlar. Tam olarak gömülü (hem diş eti hem çene kemiği altında kalan ağızda hiç görülmeyecek şekilde) kalabildikleri gibi diş etinin altında yarı gömülü kalarak ağız ortamıyla ilişkili hale gelebilirler. Bu durumda diş etinden çıktıkları bölgede gıdaların sıkışmasına ve birikmesine yol açarak enfeksiyona neden olurlar. 20 yaş dişinin çevresindeki diş etinde şişlik ve kızarıklık, boyuna ve kulağa yayılan şiddetli ağrı, lenf bezlerinin şişmesi, ağız açma ve yutkunma sırasında ağrıya neden olan bu tabloya perikoronitis adı verilmektedir.

Tam gömülü 20 yaş dişleri ise önündeki dişleri sıkıştırabilir, dişlerde çapraşıklık (eğrilik) yaratabilirler. Ayrıca komşu dişe baskı yaparak bu dişin çürümesine neden olabilirler. Uzun yıllar fark edilmeyen gömülü 20 yaş dişleri çene içerisinde büyük boyutlara ulaşan kistlere neden olarak ciddi sorunlara yol açabilirler.

Herhangi bir soruna yol açmasa bile diğer dişlerin düzgün sıralanmaları için 20 yaş dişlerinin ortodontik tedavi amacıyla çekilmeleri gerekebilir. Bu gibi sebeplerden dolayı 20 yaş dişlerinin lokal anestezi ile yalnızca bulunduğu bölge uyuşturularak çekimi gerekmektedir.
20 yaş dişlerinin çekimi çene cerrahları tarafından yapılmalıdır. Çene cerrahlarının uzmanlık süresi ortalama 4 senedir.

Doğru pozisyonda yerini almış sağlıklı bir 20 yaş dişinin çekimine gerek yoktur.

20 yaş dişleri dışında bazen köpek dişleri ve küçük azı dişleri de gömülü kalabilirler. Ortodontik olarak (tellerle) yerlerine getirilemeyecek durumda oldukları saptandığında aynı şekilde operasyonla çekilmeleri gerekir.

Çekim sonrasındaki ilk gün tükürme, diş fırçalama, şiddetli çalkalama, pipet kullanma veya gargara yapılmamalıdır. İlk iki gün ılık, taneciksiz ve yumuşak besinler tüketilmelidir. Her besin tüketimi ve diş fırçalamanın ardından doktor tarafından önerilen antiseptik gargaralar kullanılmalıdır. Ağrı kesici ilaçlar ve eğer önerildiyse antibiyotik düzenli kullanılmalıdır. İyileşme sürecini bozacağından dolayı için ilk 48 saat sigara içilmemelidir.

Hızlı ve yeterli yapılan cerrahiyi takiben fazla ağrı oluşmaz ve oluşan ağrı hafif ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınır.

Yanaktaki ödem dişin durumuna göre ve kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Şişlik oluşmaması için yanak bölgesine ilk 24 saat soğuk tampon (buz kompres) yapılmalıdır. Hafif şişlik olması normaldir ve iyileşme için gereklidir.

Makaleyi Yazan Hekim: Dr. Başak Kurdoğlu Öztemel